line decor
  
line decor
 
 
 
 


 ARI ÜRÜNLERİ
 

Arıcılık ürünleri, Salih Zeki ER' in Aralık 2005 te Zirve Gazetesi ve Lider Dergisi muhabirleriyle yapılan söyleşiden yapılan alıntılarla anlatılacaktır.

Alev : İsterseniz kısaca arı ürünleriyle başlayalım mı ?

Salih Zeki : Arılar insanlık alemine Allah'ın bir lütfu olarak ürünleriyle şifa dağıtan küçük canlılardır. Ürünlerinin insanlara şifa sunduğu Kuran-ı Kerim ayetleri ve Hadis-i şeriflerle belirtilmekle birlikte, ayrıca bilimsel olarak ta kanıtlanmıştır. Allah-u Teala Kur^an-ı Keriminin bir Ayet-i Kerimesinde ; " karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bak çıkar" buyurmaktadır. Demek ki Allah-ı Teala o küçük canlılara hükmüyle insanlara şifa olsun diye çeşitli renklerde bal çıkartmalarını emretti. Arı da beşeriyete hizmet için bunca zahmetlere katlanıp, emre itaat etmekte, balını yapmaktadır. Ve de pek azını yiyor, çoğunu da beşeriyetin hizmetine sunuyor. Yine Allah-u Teala bir Ayet-i Kerimesinde mealen "İyice düşünen bir millet için bunda ibret vardır" diye buyurmaktadır. Bir hadisi şerifte de Peygamber Efendimize bir kimse gelerek kardeşinin ishal olduğunu ve durmadığını söyledi. Peygamber Efendimiz de ona üç sefer israrla, " Ona bal içir, Ona bal içir, Ona bal içir " diye tavsiyede bulundular ve o kişinin kardeşi de şifa buldu.

Alev : Biraz açarmısınız ?

Salih Zeki : Arı ürünlerini öncelikle Bal, Polen, Arısütü, Prepolis, Arı zehiri ve Arı mumu olarak ele alabiliriz :
BAL : 1 = Bal arılarının bin bir çiçekten alarak kursaklarında oluşturduğu bal, sofralarımızın en değerli kahvaltılığı olmakla beraber, içerisinde
bulundurduğu , B1, B2, B3, B5, B6 ve C vitaminleri yanında ayrıca Potasyum, Sodyum klorür,Magnezyum klorür, Kükürt, Bakır, İyot, Demir,
Manganez ve Çinko minerallerini de içermesi de balın şifa kaynağı olduğunun delilidir. Birde bal içerisinde mikrop barınamaz bu özelliği ilede insan vücudunun içerisinde ve dış kısmında oluşabilecek apse ve yaraları tedavi eder ve vücudun tez zamanda ihtiyarlamasını engeller.
2 = Bal , karaciğerin kendisini tamir etmesini sağlar, karaciğer yağlanması, karaciğer büyümesi ve sarılık hastalıklarını,ülser ve gastrit,
Oniki bağırsak ülseri, bronşit ve deri hastalıklarını tedavi eder, ayrıca kansız hastalar bir ay bal yerseler eksik kanlarını tamamlarlar.
3 = Bal şekerinin önemli bir kısmı vücutta depolanarak şeker hastalarının insülin kullanmadan tedavilerine olumlu cevap verdiği ilmen
belirlenmiştir. Yani şeker hastalarının hilesiz, çay şekeri veya ek tatlandırıcılar kullanmadan, arıların sadece bitkilerden aldıkları bal şekerinin hastalara şifa verdiği bir gerçektir.

Çeşitli Gramajlarda Tatlı Bal


4 = Yine balın %70  i doğrudan kana geçen şekeri ile damarlara olumlu etki yaparak tansiyonu düşürür, kalbi güçlendirir, çarpıntıları
giderir, kalbin her tarafının bol kanla beslenmesini sağlar ve kalp yetmezliğini tedavi eder.
5 = İnsanlarda alaca hastalığı olarak bilinen rahatsızlığını 2-3 ay sabahları bir bardak gerçek bal şerbeti yapılarak aç karnına içildiğinde
tedavi ettiği belirlenmiştir. Romatizma ve siyatiği tedavi eder. Hatta bal arıların sokmasına karşı allerjisi olmadığının belirlenmesi kaydıyla, eğer alerjisi yoksa hasta bal arılarına romatizma veya siyatikli yerlerini sokturarak şifa bulduğu bir gerçektir. Ayrıca arıya kendini sokturan sıtmaya yakalanmaz.
6 = Bal şerbeti ılık suyla yapılıp içilirse kabızlık olanın kabızlığını giderir, ishal kişilerde soğuk suyla bal şerbeti yapıp içerlerse ishallerinden
kurtulurlar. Keza şeker düşüklüğünden komaya giren hastalara ve bölgemizde çokça olan mantarlardan zehirlenenlere bir yemek kaşığı bal bir bardak ılık suda eritilerek verilirse bu rahatsızlıklarından kurtulurlar.
7 = Bal yiyen kişi kabızlık ve basur illetine tutulmaz. Temiz parmakla dahi göze sürülen süzme bal, merhem gibi gözü iyi eder. Bal, süt
ile karıştırılarak içilirse, barsak şeritlerini düşürür.
8 = Çocuklara bal yedirilirse vücut gelişimleri daha sağlıklı olur. Altını ıslatan çocuklar da bu huylarından vazgeçerler.
9 = Bir miktar bal aynı ölçüde şapa karıştırılarak sulandırıldıktan sonra ağızda gargara yapılırsa diş etlerini ağız apselerini ve yaralarını
tedavi eder ve ağız kokularını giderir.
10 = Kaynatılmış biraz sirkeye bir o kadar bal karıştırılarak gargara yapılırsa ; boğaz ve bademcik ağrıları sona erer.
11 = Mantar veya her hangi bir şeyden zehirlenen kişiye tuzlu bal şerbeti yapılıp içirilirse kusturularak kurtarılır.


Ormangülü Balı

12 = 100 gr. gömeçli bal , erimiş kuyruk ile havanda dövülüp bele sürülür ve bu işe üç gün devam edilirse bel ağrısından eser kalmaz
13 = Bal, sinirleri bozulmuş ve uyuyamayanlara sükünet ve uyku sağlar.
14 = Özellikle yüksek tansiyon sorunu olan kişiler, deli bal denen ve bölgemizde de bolca bulunan orman gülü balını ölçülü ve dikkatli alırlarsa tansiyonlarını olumlu düzenlemiş olurlar.
15 = Birde yörelere ve bitki türlerine göre ballar değişik şifa özellikleri arz ederler ki şöyle örnekleyebiliriz :
A = Bölgemizde kestane ağırlıklı bal , kan dolaşımını düzenlemesi, solunum sistemi rahatsızlıkları , solunun zorluğu, bronşit
gibi, mide hazımsızlıkları, ülser gastrit, barsak rahatsızlıkları ve üriner sistem rahatsızlıklarında diğer yöre ballarına oranla daha ani şifa
etkili özelliğe sahiptir.

Çeşitli Gramajlarda Zonguldak Kestane Balı


B = Arıların çam ağaçlarından ve lahana bitkisinden yaptığı bal, akciğer ve broşların tedavisinde ani etkili değerli bir baldır.
C = Ihlamur balı sinirleri teskin edici, damar sertliğini, baş ağrısını , kalp çarpıntısını giderici, kanı durultucu bir özelliğe sahiptir.
D = Kekik balı antiseptik özelliğiyle insana dinçlik ve tazelik verir, mide hazmını düzenler ve sinirli halleri giderir.

Kovanlarda Bal Hasatı

Alev : Bölgemiz Kestane balının Anzer balından daha kaliteli olduğu söyleniyor, bu bana pek inandırıcı gelmiyor. Neden daha kaliteli ? Siz bu hususla ilgili olarak neler söylemek istersiniz?

Salih Zeki : Alev hanım şimdi ben size Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği olarak Karadeniz Teknik Üniversitesine gönderdiğimiz ve orada hocaların tahlilleri sonucu ortaya çıkan gerçeği, yani Kestane balı ve diğer yörelerin çiçek ballarıyla kıyaslanmasını gösteren Grafik ve şemayı aşağıya çıkartarak herkesin taktirine sunuyorum.


Alev : Evet, İlmi olarak elde edilen bu verilere karşı diyeceğim bir şey varsa o da : Doğrudur, Bölgemiz balı Yurdumuzun çeşitli yörelerinde üretilen bütün çiçek ballarından,(buna Anzer balı da dahil) içerisinde bulundurduğu Antioksidan ve mineral maddeler yönüyle daha kaliteli ve daha zengindir.

Salih Zeki : Alev hanım, şimdide arı ürünlerinden olan Polen�den bahsedeceğiz. Polen, çiçeklerin erkek organları tarafından üretilen ve arılar tarafından alınan Polen, protein kaynağıdır. Kovanlarda yavruların büyütülmesi ve Arı sütünün hazırlanmasında temel gıdadır. Polenler alındıkları çiçek türüne göre çeşitli renklerde olurlar. Polenin protein kaynağı olması yanında, yağ, karbonhidrat, vitaminler, madensel maddeler, büyüme faktörleri pigmentler ve daha birçok nesneler içerdiği görülmektedir. A, B, C, E, K, P vitaminleri bakımından çok zengindir. Özellikle B vitaminleri yönünden çok zengindir. Polen, güneş ışığı, rutubet ve güveden korunmalıdır. Korunduğu taktirde polenin içerisindeki mikroorganizmalar yüzler ve binlerce sene canlılığını muhafaza etmektedir. Renkli şişeler, teneke kutular bunu sağlamaya yeterlidir. B kompleksi vitaminleri yönünden ele alındığında, balın değeri 1 ise, polenin değeri 342 dir. O nedenle polenin faydaları tarif edilemeyecek kadar fazladır. Polenin vitamin ve protein kaynağı olmasının dışında içerisinde ayrıca enzimler, antibiyotikler, mikro elementler, koenzimler, flavanoitler, steroidleri de ihtiva etmesi polenin başlı başına bir ilaç deposu olduğunu ortaya koymaktadır. Kısaca polen ayrıca şu alanlarda kullanılır.
1 = Polen özelliği nedeniyle, bilhassa zihni ve bedeni yorgunlukları giderir.
2 = Çocuklarda ve gençlerde zihni ve bedeni gelişme noksanlıklarının tedavisinde şifa etkilidir.
3 = Kronik ishaller, bağırsak iltihapları(Kolit) rahatsızlıklarında.
4 = Yaşlılarda prostat rahatsızlığı olanlarda. (İlaç mahiyetinde devamlı polen yiyenlerde bu rahatsızlık gözükmez)
5 = Karaciğer yağlanması, karaciğer büyümesi ve sarılık tedavisi ve karaciğerin kendini tamirinde bulunmaz bir şifadır.
6 = Cilt hastalıklarının tedavisi ve cilt güzelliğinin oluşmasını temin eder.
7 = Kansızlığı giderir.
Daha birçok faydaları bulunan polen, küçük çocuklarda anne sütü ne ise, yaşlılarda da polen o dur. Polen çiçekler üzerindeyken bazı kişilere allerjik etki yapmasına rağmen arılar tarafından toplanan polenler asla alerjik etki göstermez. Yani polen işlenmiş duruma geldiğinden dolayı allerjik etki göstermiyor.

Kovanına Polen Taşıyan Arılar

Zonguldak Florası Poleni

Yine Arı ürünlerinden olan ARI SÜTÜNDEN kısada olsa biraz bahsedelim. : Arısütü genellikle arıların oğul mevsiminde üretilir. Yapısında su, protein, yağ, şeker, vitaminler, enzimler, mikro elementler, hormonlar ve yağ asitleri bulunur. Bu maddelerin hastalar üzerinde % 80 iyileştirme etkileri vardır. İnsan vücudunda tümör oluşumlarını engellediği, mevcut tümörlerin büyümesini durdurduğu belirlenmiştir. İnsan vücudunun çeşitli organlarına musallat olan hastalık ve enfeksiyonlarını gidererek tedavi eder . Çin�de bir araştırmada iki deney fare grubu oluşturuldu. Her iki gruba da tümör oluşturan antijen verildi. Ardından grupların birine arısütü verildi diğerine verilmedi. Belli bir süre sonra arısütü verilmeyen gruptaki farelerin tamamının öldüğü görüldü. Oysaki arısütü verilen gruptan hiçbir fare ölmedi. Buradanda arısütünün kanser oluşumunu engellediği veya mevcut tümörlerin gelişmesini durdurduğu anlaşılmış oluyor. Yine Arjantin�de araştırmacılar böyle 2 grup fare oluşturmuşlar ve bir gruba arı sütü vermişler diğer gruba ise vermemişler. Bu gruplardan arı sütü verilen farelerde kolestrol düzeyi ortalama %0,68 olmasına karşın , arı sütü verilmeyen gurupta ise ortalama kolestrol %1,37 olarak tesbit edilmiştir. Aygı gruplarda arısütü verilmeyenlerde aortta aterosklerotik lezyonlar %69,4- 85,4 düzeyinde oluşurken arısütü verilen grupta bu değer %10 olarak belirlenmiştir.(bu üç sonuçPrf.Dr.Muhsin DOĞAROĞLU�nun Modern Arıcılık Teknikleri kitabından alındı)
Alev hanım özet olarak arı sütü :
1 = Karaciğer yağlanmalarında, karaciğer yetmezliklerinde, sarılık hastalığında,
2 = Çeşitli enfeksiyon hastalıklarında,
3 = Nefes darlığında
4 = Kas hastalıklarında,
5 = Zayıflık ve halsizliklerde,
6 = Sinirsel ve fiziksel yorgunluk hallerinde,
7 = Ani heyecan ve ruhi gerginliklerin giderilmesinde,
8 = Cinsel problemlerin giderilmesinde, ihtiyarlamanın geciktirilmesinde, görme yeteneğinin artırılmasında çok etkilidir.

Yine arı ürünlerinden Propolis , Arı zehiri ve Mumdan bahsedelim : Propolis, arıların soğuk mevsime girerken çatlak ve açık yerlerini ve özellikle uçma deliğini daraltmada kullandıkları maddeye denir. Arılar bu ürünü bitkilerin taze sürgünlerinden ve tomurcuklarından üretir. İlaç sanayi ve kozmetik sanayinde ağırlıklı olarak kullanılır. Sağlıkta sentetik ilaçların kullanım mahsurlarından dolayı 20 yıldır doğal ilaçlara dönüş olmuştur. Propolis düzenli ve sürekli alınması durumunda sindirim, solunum ve dolaşım sisteminde ve tüm vücuttaki hastalık etmenlerine karşı etkin bir savunma gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Sentetik ilaçlara karşı devamlı kullanımda, zararlı bakterilerde direnç oluşturmamakta ve zararsız bakterileri de olumsuz etkilememektedir.
1 = Beriberi (B1 vitamini eksikliği) ve deri rahatsızlıklarında,
2 = Ağız yaraları,diş ağrısı, burun iltihabı,
3 = Mide ülseri, böbrek bozukluğu, idrar yolları enfeksiyonları
4 = İyi huylu tümör, kist, kötü huylu tümör(kanser),
5 = Damar sertliği hastalıkları, kemik erimeleri, bilhassa menopoz döneminde, kırıkların kaynaması ve sedef hastalığı,
6 = Sinir uçları iltihabı, sivilce, egzama, vaginal ve rahim iltihaplanması,
7 = Nefes darlığı, bronşit, şeker hastalığı, kulak ve burun yaraları, cilt kanseri , yaralar ve kesikler,
8 = Romotizmal rahatsızlıklar, eklem hastalıkları, verem, Parkinson (Beyin hastalığı)
9 = Yanıklar, hemoroit, akciğer kanseri, grip ve bazı virüs türleri, orta kulak iltihabı, mide gastriti, 12 parmak ülseri,
10 = Üst solunum yolları, başağrısı güneş yanığı ve akne (kıl kökü iltihabi) tedavilerinde, Propolisin şifası kanıtlanmıştır.
11 = Çok geniş çaplı olarakta kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.

Trapların Kovana Yerleştirilmesi

Traplardan Alınmış Propolis


Arı zehiri özellikle Apiterapi de ve romatizma hastalıkların tedavilerinde kullanılır. Yurdumuzda arı zehiri üretimi hukuki eksikliklerden dolayı
henüz yapılmamaktadır. Gayrı hukuki olarak üretilip yurt dışı mafya bağlantılı satıldığı duyulmaktadır. İleride huksal düzenlemelerden sonra çok para getiren bir arıcılık üretim dalı olacağına inancımız tamdır.


Yine arı ürünlerinden olan MUM : Temel Peteğin ana maddesi olan mum da arıcılar için önemli bir ihtiyaç maddesidir. Mum geniş kapsamlı olarak kozmetik, sağlık sanayi ve diğer çeşitli sanayi dallarında kullanılır. Tarımda aşı macunu yapımında, iplik ve kumaş sanayinde, geniş ve ağırlıklı olarak güzellik salonlarında kullanılan güzellik ve makyaj preparatlarının yapımında ve çeşitli ilaçların yapımında da kullanılır, ayrıca ayakkabı sanayinde de cila ve boyaların yapımında kullanılır.


Alev : Salih bey gerçekten arı ürünlerinin bu kadar geniş fayda ve kullanım alanlarının olduğunu bilmiyordum.

Salih Zeki : Siz ne diyorsunuz Alev hanım, gerçek olarak şunu söyleyeyim ki ben öğrendiğim ve okuduğumun aklımda kalanının yarısını size söylemedim.Daha da geniş etki ve kullanım alanları olan arı ürünlerinin en az bir o kadar daha bilinemeyen etki ve kullanım alanları vardır inanın. Bu bilinmeyen etki ve kullanım alanları tespit edildikçe literatürlere geçecek ve kamu oyu aydınlatılacaktır.

Alev : Şimdide özet olarak Bölge arıcılığımızın gelişmesini olumlu veya olumsuz etkileyen sebepler ve neler yaparsak Bölge arıcılığımız daha iyiye gider diyorsunuz ?

Salih Zeki : Alev hanım, her işte ve konuda daha iyiye, doğruya ve olması gereken seviyeye gelmek için çok çalışmak, araştırma yapmak ve denemeler sonucunda bilimin ışığında gayretlerimizi sürdürürsek başarılı oluruz. Önceleri malum arıcılık ta bölgemizde ilkel usullerle yapılıyordu. Zamanla teknik usullere uyularak yapılan arıcılık daha iyiye doğru gitmiştir. Çok eskilere gitmeye bile gerek yok, on sene öncelere gittiğimizde dahi ilmi araştırma ve bilgi eksikliklerinden dolayı yapılan yanlışlıklar neticesi arıcılığımızın kayıp yılları olmuştur. Gerçek olan bazı yanlışlıkları kendimizde yapsak gizlemeden, doğruyu konuşmamız gerekir. Senelerdir bölgemize bazı fonlardan ve bütçelerden arılar getirtilip dağıtılmıştır. Bunların bir kısmı bedelsiz, bir kısmı da geri dönüşümü olan krediler şeklinde verilmiştir. Evet bunlar hep iyi niyetle yapılmıştır, hatta l980 li yıllardan sonra uzunca bir süre Arıcıkık dosyasını da ben yürüttüm. Benim de bu olumsuzlukta suçluluk duyduğum bir gerçektir, ama hazırlanan projeleri uygulamaktan başka yetkimin olmaması beni rahatlatan husus olmuştur.

Alev : Söylediklerinizi biraz açarmısınız?

Salih Zeki : O zaman hazırlanan projelerle arıcılara intikal ettirilen kovanlarda sene içerisinde toplu ölümler meydana geliyordu. Hatta o süre içerisinde arıların alındığı kuruluştan Varroaya karşı kullanılması gereken ilaç ta alınıyordu. Biz bu ilacın kullanımını Arıcılık kurslarında hem anlatıyor ve hemde zamanımız elverdiğinde arılıklarda tatbiki olarak gösteriyorduk. Yine ilkbahar ve kış bakımlarını, neler yapmaları gerektiğini söylüyorduk. Ama bu olumsuzlukların sebebinin, bu kovanlardaki ana arıların bölgemizle uyumlu analar olmadığından kaynaklandığını zamanla anladık. Nihayet bu şekilde getirilen arı analarını yerli analarla değiştirmeleri gerektiğini Müdürlüğümüzün tavsiyesi olarak arıcılarımıza duyruldu. Gerçekten o zamandan sonra bu doğrultuda tavsiyeye uyuldukça arılardan daha çok istifade edildiği, bal veriminin arttığı ve koloni sönmelerinin çok azaldığı görüldü. İşte Teknik Arıcılığın uygulanmasını müteakip arı ürünlerinden daha fazla yararlanıldığı görülmüştür. Şimdi Bölge arıcılığımızın istenilen düzeye gelememesinin sebeplerine değinelim.
1 = Önceleri arıcılarımız babadan kalma usullerle arıcılık yapmada israr ediyorudu.
2 = Önceleri kullanılan kovanlar ilkel olduğu için bu kovanlarda ana gençleştirme yapılamıyordu.
3 = Bu kovanlarda hastalıklarla ve zararlılarla mücadele yapılamıyordu.
4 = Yine bu kovanlarda Temel Petek kullanılamadığı için verimleri düşük oluyordu.
5 = Arıların beslenmesinde şurubun yapılması dahi yanlış yapılıyordu , hatta arıların beslenmesinde bayram tatlılarının tatları arılara
yediriliyordu, lokumlarla arılar besleniyordu. Bu beslemeler sindirim sistemini bozduğundan arılar verimden düşüyor ve de ölüyordu.
6 = Şimdi bile arıların beslenmesinde Bakanlığımızca yasaklanan bazı tatlandırıcılar, kumaş boyaları ucuz olduklarından sırf kazanmak
uğruna Yurdumuzun çeşitli yörelerinde ve ilimizde yapılıp satılmakta ve arı ölümlerine sebebiyet verilmektedir.
7 = Üretilen balların gerçek değerinde satılamamaları, arıcılığın cazibesini de düşürüyordu.

Şimdi biraz da bölge arıcılığımızı olması gereken düzeye gelmesi için neler yapılması gerekmektedir.
1 = Teknik arıcılığın bölgemizde arıcılarımız tarafından titiz bir şekilde yapılması için, ilgili kuruluşların bu yönlü çalışmalarını biraz daha
gayrete geçirmek gerekli. (Tarım İl Müdürlüğü ve Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği)
2 = Çokça arıcılık kursları düzenlenmeli ve bu dalda uğraş verenlerin çok iyi bir şekilde bilinçlendirilmeleri gerekir.
3 = Arılıklarda yapılması gereken işlerin mevsiminde ve zamanında yapılması gerekir.
4 = Arıların ilkbahar ve kış bakımlarının, hastalık ve zararlılarının mücadelesinin titiz bir şekilde yapılması, arılarda gelişi güzel ilaç
kullandırılmaması, özellikle gelişi güzel antibiyotiklerin kullanılmaması lazım.
5 = Arıların beslenmesinde kullanılacak gıdalar ve arı kekinin Gıda Sertifikası ve Gıda Üretim İzni olan yerlerin ününlerinden olmasına
mutlaka dikkat etmeli.
6 = Özellikle kullanılacak Temel Peteğin de Gıda Sicil ve Gıda Üretim İzni olan yerlerden temin edilmesi gerekli.
7 = Her şeyden önemlisi bölgemizde kurulması düşünülen Bal Dolum Tesisinin bir an önce kurulması ve arıcıların hizmetine sunulması
gerekmektedir. Bu gerçekleştiğinde Bölgemiz balının iç ve dış pazarlarda gerçek değere, çeşitli ambalajlarda daha cazip sunulması temin edilmiş olacak ve üreticilerin ballarının bölük pörçük satılması ortadan kalkacak, ürününü toptan, gerçek değerine ve peşin olarak satma imkanı olacaktır. Bu tesiste titiz bir Eksper denetimiyle yapılacak hasat, işleme ve ambalajlanması sonucu tüketicilerin güvenle satınalabilecekleri bal da satışa sunulmuş olacaktır.

Alev : Bir aile, arıcılıkla geçinebilirmi?

Salih Zeki : Sadece arıcılıktan geçimini sağlıyan aileler vardır. Tabiî ki bu ailelerin başka gelirleride var ama arıcılık, bilinçli bir şekilde yapıldığında aileye çok büyük gelir katkısında bulunduğu bir gerçektir. Şöyleki : bir aile kurallarına uyarak 25 adet arı kolonisiyle arıcılık yaptığını var sayalım. Çok anormal bir sezon olmazsa arıcı kovan başına 20 kg. bal alması gerekir. Şu anda bölgemiz balının kg.mı en az 20.00 ytl.den alıcı bulmaktadır. 25 adet arı kovanından toplam 500 kğ bal alınır. Kg.mı 20.00 ytl den 10.000.00 Ytl eder. Bu rakam da azımsanacak bir rakam deyildir. Yani 25 arı kolonisi olan bir kişi arılarından bütçesine bir sezonda 10.000.00 Ytl katkı yapmış oluyor. Tabi bu koloni adedi fazla olursa aile bütçesine katkı olmaktan başka ailenin geçim kaynağını teşkil etmiş olacaktır.

Alev : Peki bu işin Zonguldak ' a getirisi nedir.

Salih Zeki : Alev hanım Zonguldak ilimizin şu anda kayda alınmış 30.000 adet arılı kovanı mevcuttur. En az bunun yarısına yakında kayıt dışı mevcuttur. Ama biz yinede kayıt altındaki arı sayısına göre bir bir gözden geçirelim. Yine biz yukarıdaki rakamları göz önüne alarak hesaplama yapalım. 30.000 kovan arıdan orta iyi bir verim aldığımızı düşünelim. Orta iyi verimden hesap ettiğimizde 30.000 X 20 kg = 600.000 Kg bal elde ederiz. Normalde şu an bölge balımızın kg. değeri 30.000.000 olmasına rağmen biz yine 20.000.000 dan hesap edelim 600.000 Kg.X 20.000.000 bu da TL üzerinden 12.000.000.000.000( ON İKİ TİRİLYON) eder. Bu küçümsenecek bir rakam deyildir Alev hanım. Bu eder, aslında dahada yukarıya çıkar, Şöyle ki, bizim yöremizde ballar hep 1,5 Kg.lık kavanozlarda pazarlanır. Oysaki daha küçük, 1 kg., 0,5 kg., hatta 250 gramlık cazibesi olan ambalajlarda , bölgemizde dolum tesisini gerçekleştirdiğimizde bu balların etiket ambalajlı hem yurt içi vede hemde yurt dışı bağlantılı, fiyat değeri daha yüksek satıldığını düşünelim. Ve birde sadece biz balı hesabediyoruz. Bölgemizde baldan daha çok getirisi olan, arısütü, poleni ve poropolisi hiç hesap etmiyoruz. Tarım İl Müdürlüğü Teşkilatımız, Orman Bölge Müdürlüğü Teşkilatımız ve Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliğimiz olarak plan ve proğramlı bir işbirliği içerisinde çalıştığımızda bu rakamın 30 Titilyon civarında olması gerekir. Sadece getiriyi bal ve yan ürünlerinden hesap etmeyeceğiz. Ayrıca arılar sebze ve meyvelerde yapacağı % 30_ 40 tozlamadan dolayı oluşacak ürün artışını da göz önünde tutarsak bu bölgede zarar etmeden yapacağı getiriyi ilgili ve ilgisiz herkesin taktirine bırakıyorum.

Alev : Salih bey gerçekten bu akıllara durgunluk verecek bir rakam.

Salih Zeki : İnanın ben arısütü, polen ve propolisi yarı miktar ve en düşük fiyatla hesap ettim. Ayrıca daha ileride arı zehirinin de hukuki mesnete oturduktan sonraki yapacağı getiriyi hiç göz önüne almadım. Bunlarında gerçekleşmesi durumundaki sonucu inanın akıllarımız almayacak.

Alev : Salih bey bal dolum tesisi ne işe yarayacak ? Valinin verdiği desteğin karşılığını Zonguldak alabilecekmi?

Salih Zeki : Bu çok önemli Alev hanım, yukarıda bahsettiğimiz güzel şeylerin oluşabilmesi için dolum tesisinin mutlaka kurulması gerekli. Bu güzelliğin yaşanması İçin,Tarım İl Müdürlüğü, Birliğimiz ve destek veren kuruluşların bu desteklerini devam ettirmeleri gerekmektedir. Yukarıda söylediğim rakamlar dudak uçuklatacak rakamlardır. Bu rakamların gerçekleşmesi demek verilen desteklerin karşılığını Zonguldak alacak demektir. Biz Bölge arıcılığımızın T T K. nın alternatifi olduğunu iddia etmiyoruz, ona çok güzel bir destek olduğunu söylüyoruz. Alev hanım bu sorunuzda sırası gelmişken,değerli Valimiz Sayın Yavuz ERKMEN�e özellikle Bölgemiz Arıcılığına katkılarından dolayı şükranlarımı ve hürmetlerimi arzediyorum. Ben Bartın Tarım İl Müdürlüğünde görev yaparken de bizim Valimizdi. her konuda olduğu gibi özellikle arıcılığa desteklerini yakınen biliyorum. Zonguldak özellikle bu hizmet ve desteğin bilincinde olmalıdır. Biz Birlik yöneticileri olarak çok değerli bu desteğin devamıyla, gerçekleştirmek istediğimiz atılımı yapmak ve ondan sonra gönül rahatlığıyla arkamızdan gelecek yönetimlere görevimizi devretmek istiyoruz.

Alev : Bölgemiz arıcılığının selameti açısından lazım olan denetimler yapılıyormu?

Salih Zeki : Evet, bu hususla benim emekli olduğum olan kuruluş, Tarım İl müdürlüğü ilgileniyor. Önceleri bazı imkansızlıklardan dolayı belki bu denetimler gereği şekilde yapılamıyordu ama zamanla gıda denetimlerinin daha titiz yapılması gündeme geldi ve sonra, özellikle Avrupa Birliğine giriş sürecinde bu denetimler çiddi takip edilmekte ve de edilmesi gerekmektedir. Hali daha bölgemize dışarıdan gıda yönetmeliklerine aykırı üretilmiş Petek ve arıların beslenmesinde kullanılan kek ler getirilip satılmakta. Hatta değerini kaybetmiş ballarla, çeşitli tatlandırıcılarla arı keki yapılıp satıldığını duymaktayız. İşte Gıda deneticilerinin bu gibi denetlemelerini de özellikle beklemekteyiz. Mesela benim iş yerimde güvenilir, Yurt içinde ve Yurt dışında geniş ihracat ağına sahip, Gıda yönetmenliğine uygun, Gıda Sicil ve Gıda Satış Sertifikası bulunan Temel Petek Firmasının ürünlerini arıcılarımızın hizmetine sunuyorum. Hemde gönül rahatlığı ile.

Alev : Vatandaş gerçek balı nasıl anlayacak?

Salih Zeki : Gerçek ballarla hileli ballar en garanti olarak laboratuarlar da tahlil sonucu anlaşılır. Bunun dışında tecrübeli bal üreticileri de kendilerini yetiştirmeleri neticesi küçük yanılgılar olsa dahi iyi ve kötü balları birbirinden ayırabilirler. Konuya yabancı olanların gerçek balla hileli balları birbirinden ayırt etmeleri oldukça zordur. Ama günümüzde bu hususlar çok ciddi bir yola girmiştir. Özellikle bal tüketicileri etiketsiz ve ürtim izni olmayan balları almamaları gerekir. Üreticiler denetim altına alındıkları zaman bu sızlanmalar sona erecektir. Ama her konuda olduğu gibi para kazanmak hırsıyla suistimal eden kişiler yine olacaktır. Bunlar hissedildikleri zaman mutlaka ilgili kuruluşlara bildirilmesi gerekmektedir.

Alev : Çok yararlı bir söyleşi oldu. Son orarak kısaca söylemek istediğiniz bir şey varmı ?

Salih Zeki : Evet size tekrar minnetlerimi arzediyorum. Ayrıca bir vesile olarak Teşekkür etmem gereken kişiler ve kuruluşlar var . Özellikle Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliğimize, Kuruluş aşamasında ve çalışmalarımızda bizlere desteğini esirgemeyen Tarım İl Müdürümüz Yusuf AKIN' a ve Müdürlük çalışanlarına, Orman Bölge Müdürümüz Akif YILMAZ'a, İşletme Müdürü Nizamettin ÖREN ve İşletme Şefi Mehmet PINAR' a ve personellerine, bizleri her yönlü destekleyen Belediye Başkanlarımızın hepsine, Ereğli Erdemir İşletmeleri ve Donanma Komutanlığına, Kuruluşundan bugüne kadar hiçbir şahsi menfaat gözetmeden, cansiperane çalışan Birlik Yönetimi arkadaşlarıma ve özellile çok değerli başkanımız Selahattin GÜNEY'e ve bir vesile tekrarıyla Valimiz sayın Yavuz ERKMEN'e ve de tüm çalışanlarınızla Alev hanım sizlere teşekkür eder sonsuz saygı ve hürmetlerimi sunarım.

Alev : Bizde, bize vermiş olduğunuz değerli bilgilerden dolayı size teşekkür ediyoruz.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

OĞUL

İlkbaharda Mayıs ve haziran aylarında nektarın bolce geldiği zamanlarda arıların çoğalma isteğini gerçekleştirilmesi olayına oğul denir.

Oğul , tabii oğul ve suni oğul olmak üzere iki kısımda incelenir.

Tabii oğul: Yukarıda bahsettiğimiz gibi mayıs haziran aylarında nektarın bol olarak geldiği zamanlarda arıların çoğalma içgüdüleri doğrultusunda oluşan analardan birinin kovanda kendine tabii olan bir kısım arıyı alarak kovanı tekederler ve kovana yakın bir ağaç dalına toplanarak asılırlar İşte bu olaya biz oğul diyoruz. Oğullar kondukları dalda uzun süre bekletilirse oradan kaçabilir ve uzaklaşabilirler. Kovan çıkışında oğul bekleniyorsa üzerine su serpilerek , yağmur yağacak içgüdüsüyle yakında bir ağaca konması sağlanır. Oradanda alınarak kovanına yerleştirilir.

Suni oğul: Arının kendiliğinden oğul vermesini beklemeden kendimizin arının yumurta, larva ve çıkmak üzere olan çerçeveler ayarlanılarak ya bölme veya çalma şeklinde elde edilen oğullara da suni oğul denir. Tercih edilen oğulda aslında bu olmalıdır.


Arı oğulunun Daldan Alınışı

Oğul Arının Alınması ve Kovana Konulması